Ordu Şehir Hastanesi’nde Maliyet 25 Kat Arttı, Zemin Riskleri Süreci Uzattı
2021’de 878,6 milyon TL harcama öngörüsüyle temeli atılan Ordu Şehir Hastanesi’nin proje maliyeti 23 milyar 46 milyon 700 bin TL’ye yükseldi. Denetim raporunda, tünel kazılarıyla hızlanan zemin hareketleri ve yetersiz drenaj gibi sorunların inşaat takvimini aksattığı belirtildi.
Ordu Şehir Hastanesi’nin 2021 yılında başlayan yapım süreci, öngörülen takvimin aşılması ve proje maliyetindeki büyük artışla gündeme geldi. Toplam 878 milyon 629 bin TL harcamayla 2023 yılında tamamlanması planlanan hastane, belirlenen süre içinde hizmete alınamadı. Yapımı ancak Eylül 2026’da tamamlanabilen hastane, 19 Eylül 2026 tarihinde ilk hastasını kabul etti.
Projenin maliyeti, inşaatın başladığı 2021 yılından 2026’ya kadar geçen dönemde yaklaşık 25 katına çıktı. İlk aşamada 878,6 milyon TL harcama öngörülen hastanenin proje maliyeti 23 milyar 46 milyon 700 bin TL’ye ulaştı. Yapım sürecine ilişkin incelemeler, maliyet artışının yanı sıra proje sahasında yaşanan zemin sorunlarını ve bunların inşaat takvimine etkisini de ortaya koydu.
Tünel kazılarının ardından çatlak ve oturmalar görüldü
Ordu Şehir Hastanesi’nin yapım sürecini ele alan denetim raporuna göre, hastane sahasındaki hafriyat çalışmaları devam ederken proje alanının dışında tünel kazılarına başlandı. Bu çalışmaların ardından hem hastanenin parsel sınırları içinde hem de parsel dışında kütlesel zemin hareketleri meydana geldi. Bölgede çatlaklar ve oturmalar gözlendi.
İnşaat sırasında ortaya çıkan sorunlar, hastanenin planlanan tarihte tamamlanmasını engelledi. Yaşanan gelişmeler nedeniyle projede iş artışlarına gidilirken yükleniciye de süre uzatımı verildi. Böylece “mega proje” olarak nitelendirilen hastanenin tamamlanma takvimi gecikti.
Zeminde birden fazla risk unsuru belirlendi
Uzmanların hastane sahasında gerçekleştirdiği zemin etüt incelemeleri, stabilite sorunlarının yalnızca tek bir nedenden kaynaklanmadığını gösterdi. İnşaat alanındaki zeminin yer yer 75 dereceye ulaşan eğime sahip olduğu belirlendi. Zeminin üst bölümünde heyelana elverişli killi yapı, alt bölümünde ise ayrışmış ve kırıklı katmanlar bulunduğu tespit edildi.
İncelemelerde yeraltı suyunun yüzeye oldukça yakın olduğu da kayda geçirildi. Yüzey suları ile yağmur sularının yeterli şekilde drene edilememesinin zemin direncini düşürdüğü belirtildi. Böylece eğimli arazi, killi yapı, kırıklı katmanlar ve suyun etkisi, sahadaki stabilite sorunlarını artıran unsurlar arasında sıralandı.
Derin kazılar yamacın dengesini etkiledi
Raporda, doğal risklerin yanında inşaat sürecindeki müdahalelerin de yamacın dengesini bozduğu ifade edildi. Hastanenin yapımı kapsamında gerçekleştirilen derin ve kademeli kazılar sırasında alınan destek önlemlerinin yetersiz kaldığı bildirildi. Bu durumun zemini daha zayıf ve hassas hale getirdiği değerlendirmesi rapora yansıdı.
Uzmanlara göre krizin büyümesinde en kritik etken, şantiye sahasının hemen yakınında gerçekleştirilen tünel kazıları oldu. Tünel delme çalışmalarının başlamasından kısa süre sonra hastane alanında çatlaklar ve oturmalar tespit edildi. Kazıların oluşturduğu titreşimlerin heyelan hareketini doğrudan hızlandırdığı vurgulandı.
Ek projeler ve mühendislik revizyonları yapıldı
Sahada karşılaşılan riskler, ilk ihale kapsamında öngörülen heyelan önleyici tedbirlerin yeterli olmadığını ortaya koydu. Bunun üzerine Ordu Şehir Hastanesi için ilave projelendirmeye ihtiyaç duyuldu. Zorunlu iş artışları ve mühendislik revizyonları, yapım takviminin uzamasına neden oldu.
Zemin güvenliğine yönelik ek çalışmalar, projenin tamamlanma sürecine doğrudan aksama olarak yansıdı. İnşaatın 2023’te bitirilmesi hedeflenirken hastane ancak 2026 yılında tamamlanabildi. Süre uzatımları, ilave uygulamalar ve revizyonlarla birlikte proje maliyeti de başlangıçta öngörülen 878,6 milyon TL’den 23 milyar 46 milyon 700 bin TL’ye çıktı.