SİYASET

İ̇yi̇ Parti Ordu’dan Nüfus Politikası Çağrısı: Ailelere Güvenli Gelecek Sunulmalı

29 Eylül 2026 21:35

İYİ Parti Ordu İl Başkanlığı, nüfus artış hızındaki gerilemenin yalnızca doğurganlık oranları üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek ekonomik güvence, bakım hizmetleri, ebeveynlik hakları ve güçlü sosyal devlet vurgusu yaptı.

İYİ Parti tarafından Türkiye genelinde eş zamanlı düzenlenen “Demografik Geleceğimiz ve Nüfus Politikaları” başlıklı basın açıklamasının Ordu programı, parti binasında gerçekleştirildi. Açıklamada, Türkiye’nin nüfus artış hızındaki düşüş ele alınırken çözümün ailelere daha fazla çocuk sahibi olmaları yönünde çağrı yapmakla sınırlı kalamayacağı belirtildi.

İYİ Parti Ordu İl Başkanlığı Kadın ve Aile Politikaları Başkanlığı koordinesindeki toplantıya İYİ Parti Kadın ve Aile Politikaları Başkanı Kadife Beyli, İl Başkan Yardımcıları Emel Şimşek ve Av. İlayda Yılmaz katıldı. Programda ayrıca Altınordu İlçe Başkanlığı komisyon üyeleri Ayten Çelik, Yıldız Manavoğlu ve Elif Türker ile İl Başkanlığı Komisyon Üyesi Sevim Öz yer aldı.

Partinin nüfus politikalarına ilişkin basın açıklamasını İYİ Parti Ordu İl Başkan Yardımcısı Av. İlayda Yılmaz okudu.

Nüfus sorununun temelinde güven vurgusu

Türkiye’nin demografik geleceğinin tehlikede olduğunu ifade eden Yılmaz, yaşanan sorunun yalnızca doğurganlık oranlarıyla açıklanamayacağını söyledi. İnsanların çocuk istemedikleri için değil, aile kurabilecekleri ve çocuklarını güvenli koşullarda büyütebilecekleri imkânların zorlaşması nedeniyle doğum kararlarını ertelediğini belirtti.

Yılmaz, nüfusa ilişkin resmi verileri aktararak, “2025 yılında ülkemizde 895 bin 374 bebek dünyaya gelirken, toplam doğurganlık hızı 1,42’ye geriledi. 9 milyon 583 bin vatandaşımız 65 yaş ve üzerinde bulunurken; yaşlı nüfus oranı %11,1, çocuk nüfus oranı ise %20,4 seviyesinde yer alıyor. Mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde, yüzyılın sonunda Türkiye nüfusunun yaklaşık 76,8 milyon seviyesine gerilemesi bekleniyor” dedi.

“Aile kurmak kolaylaştı mı?”

İktidarın ilan ettiği “Aile Yılı” ile “Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonuna da değinen Yılmaz, nüfus politikalarında sloganların ötesine geçilmesi ve somut sonuçların değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Yüksek konut maliyetleri, hayat pahalılığı, gelir belirsizliği ve kreş başta olmak üzere çocuk bakım giderlerinin ailelerin üzerindeki yükü artırdığına dikkat çeken Yılmaz, şu soruları yöneltti:

“Bugün cevap bekleyen soru şudur; aile kurmak kolaylaştı mı? Çocuk yetiştirmenin yükü hafifledi mi? Ailelerin hayatında gerçekten ne değişti? İktidarın görevi insanlara sadece ‘Daha fazla çocuk sahibi olun’ demek değil; aile kurmayı kolaylaştırmak ve çocuk sahibi olmayı güvenli bir hayat tercihine dönüştürmektir.”

Beş temel politika önerisi açıklandı

Av. İlayda Yılmaz, İYİ Parti’nin Türkiye’nin demografik geleceğini güvence altına almaya yönelik beş temel politika önerisini de kamuoyuyla paylaştı. İlk başlık olan ekonomik güvence kapsamında, genç aileler için erişilebilir konut modellerinin yaygınlaştırılması ve aile odaklı sosyal desteklerin güçlendirilmesi önerildi.

Bakım hizmetleri başlığında kreşlerin ülke genelinde yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi. Yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinin geliştirilerek bakım sorumluluğunun yalnızca kadınların omuzlarında kalmasının önlenmesi istendi.

Çalışma hayatı ve ebeveynlik konusunda ise esnek çalışma modelleri ile ebeveyn izinlerinin hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi. Bu düzenlemelerle hiçbir kadının annelik ile mesleği arasında seçim yapmak zorunda kalmayacağı bir çalışma düzeninin oluşturulması hedefi dile getirildi.

Çocuk güvenliği önerisinde, çocukları şiddetten, bağımlılıklardan ve dijital dünyanın taşıdığı risklerden koruyacak güçlü ve önleyici sosyal politikaların uygulanması gerektiği kaydedildi.

Beşinci başlıkta kapsamlı sosyal devlet anlayışına işaret edildi. Nüfus politikasının yalnızca doğum üzerinden değerlendirilmemesi, doğumdan yaşlılığa kadar uzanan bütüncül ve güçlü bir sosyal devlet yaklaşımıyla ele alınması gerektiği vurgulandı.

Açıklama, “Türkiye aile kurmayı kolaylaştırmadan, nüfus sorununu çözemez. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla slogan değil; daha güçlü bir sosyal devlet, daha güçlü aileler ve geleceğine güvenen bir toplumdur” ifadeleriyle tamamlandı.